24 Eylül 2009 Perşembe

Dünyada da ''Online Sansür'' bitmiyor... :/

Çin'in kuzey batısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesinin merkezi Urumçi'de çıkan çatışmalar sonrasında resmi rakamlara göre 156 kişi öldü, 1080 kişi de yaralandı. Olayların daha fazla büyümesinden korkan Çin Hükümeti'nin sosyal iletişim siteleri Twitter, Facebook, Google servislerinden Gtalk, Gmail, Google Apps ve Youtube sitelerine erişimi engellediği iddiaları ortaya atıldı. İran'daki seçim sonuçlarına itiraz eden muhaliflerin Facebook üzerinden örgütlenmesi üzerine siteye uygulanan sansür ise zihinlerimizdeki tazeliğini korurken WebsitePulse sitesinden yaptığım testlerde Çin'in Shangai kentinden Facebook ve Youtube'a erişilemediğini gördüm.

Sansürcü Ülkeler;
Dünyada internete sansür uygulayan ülkeler Çin, Vietnam, Ermenistan, Fas, İran, Suriye, Küba ve Suudi Arabistan olarak sıralanırken Türkiye'nin bu ülkelerin peşinden geldiğini söylemek ülkemiz adına pek hoş bir durum değil. Ağustos 2008 itibariyle Türkiye'de zararlı içerik dolayısıyla kapatılan internet sitesi sayısı 800 civarında idi. Bu sayı maalesef her geçen gün artarak devam ediyor. Internet ortamı için 5651 sayılı 'İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun' 23 Mayıs 2007'de yürürlüğe girdi. Bu kanunda yasak kapsamına giren 8 suç bulunmaktadır. Bunlar Atatürk aleyhine işlenen suçlar, intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlamayı içeren suçları içeriyor. Suç ile her zaman mücadele edilmeli, buna yardımcı olmayı bir vatandaşlık görevi olarak kabul etmek gerekir. Ancak 6,5 milyarlık dünyada 70 milyonluk Türkiye'de internete konulan yasağı deve kuşunun başını kuma gömmesine benzetilebiliriz. Türkiye'den erişilmesi istenmeyen içerikler diğer ülkelerden erişilebilir durumda.

Gazete Sitelerine Sansür;
Geçtiğimiz aylarda Takvim gazetesinin web sitesine erişim mahkeme kararı ile birkaç gün engellenmişti. Bu engellemenin sebebi gazetede yayınlanan bir haber ile ilgili açılan dava idi. Benzer bir erişim yasağı Vatan Gazetesi'nin sitesine de uygulanmıştı. Gazetede çıkan haberler ile ilgili mahkeme kararı ile gazetede tekzip yayınlanırken bir gazetenin yayınını durdurmak internet sitelerinde olduğu kadar kolay değil.

Yasakçıların gözdesi Youtube;
Hakkında mahkeme kararı ile en çok erişim yasağı bulunan site açık ara farkla Youtube. Nerdeyse her sulh ve ceza mahkemesinin Youtube'a erişim yasağı kararını görmek mümkün. Yasak kalktı diye sevinmeye fırsat bulamadan yeni bir mahkeme kararı ile erişim engelleniyor. Ama tüm bu yasaklara rağmen internet sitelerinin trafik ölçümünü yapan Alexa verilerinde Youtube Türkiye'de en çok ziyaret edilen 5. Site olarak görünüyor.

Ekşi Sözlük'ten Siyah Bant;
Sansürden en çok canı yanan sitelerden biriside Ekşi Sözlük oldu. Siteye birçok kez erişim mahkeme kararı ile engellendi. Ekşi Sözlük uzun süredir logosunun üzerindeki siyah bant ile internetteki sansürü protesto ediyor. Özgürlükler platformu olarak gösterilen Ekşi Sözlük de bazı girişlerin site yönetimi tarafından silinmesi ise ekşi sözlüğün sansür konusunda bir çelişki yaşadığını gösteriyor. İnternet hayatın bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek hayatta karşılaştığımız yasakları sanal dünyada da görüyoruz. İnternetteki sansürden kurtulmak için önce insanların kafalarındaki sansürlerden kurtulmaları gerekecek gibi görünüyor.

21 Eylül 2009 Pazartesi

Last FM ve MySpace de Erişime Kapatıldı

SANSÜR ÜSTÜNE SANSÜRR!!!!

MySpace ve LastFM de kapatıldı!

'sanal' dünyanın sonuna doğru...peki neden??

bundan sonra başka hangi sitelere erişmemeli??


YouTube'a uygulanan yayın yasağının kalkmasını beklerken MySpace ve LastFM de Türkiye'de engellenen siteler arasına katıldı.

20 09 2009 12:48
Türkiye'de erişimi engellenen internet siteleri arasına MySpace ve Last FM de katıldı.
Dünyanın en büyük sosyal ağları arasında yer alan bu sitelere ve Türkie merkezli Akıllı TV'ye Türkiye'den girmek isteyenleri "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır." yazısı karşılıyor.
Kapama işleminin herhangi bir mahkeme süreci sonunda veya Telekomünikasyon Üst Kurulu kararıyla değil, sadece Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararıyla gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'nın 26 Haziran tarihli kararı nedeniyle dün erişimleri engellenen siteler hakkındaki kararın neden geç uygulandığı açıklanmazken, sitelerin Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği'nin (MÜYAP) açtığı dava sonucunda kapatıldığı öne sürülüyor.
Türkiye merkezli akillitv.com da aynı kararla erişime engeldi.
Sansuresansur.org sitesi, yaptığı açıklamada kullanıcıları tepkisiz kalmamaya çağırırken, müzisyen Aylin Aslım, Facebook'taki sayfasında konuyla ilgili şunları söyledi:
"myspace.com'a erişimin engellenmesi, Türkiye'de bağımsız müzisyenlere yapılan ciddi bir haksızlıktır. Müziğimizi isteyen herkese özgürce ulaştırabilmek için yeniden müzik kanallarına, plak şirketlerine ve onların pis politikalarına mecbur bırakılmak istemiyoruz."
Dün (20 Eylül) Myspace, Last FM ve Akıllı TV sitelerine girenler "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır." yazısıyla karşılaştılar.
Siteleri kapama işleminin herhangi bir mahkeme süreci sonunda veya Telekomünikasyon Üst Kurulu kararıyla değil, sadece Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla gerçekleştirildi.
Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre ilgili şikâyetin MÜYAP tarafından yapıldığı iddia ediliyor. MÜ-YAP'ın İnternet sitesinde konuyla ilgili herhangi bir bilgi bulunmuyor.
Myspace, Last FM ve Akıllı TV'nin erişime engellendiği gün MÜ-YAP sitesinde "Türkiye İnternet Erişiminde Avrupa'nın 7.Si" başlıklı bir haber yer alıyor. Haber şu cümleyle başlıyor:
"Türkiye'de İnternet kullanıcıları diğer Avrupa ülkelerine göre İnternette daha çok zaman geçiriyor ve daha çok web sayfasına erişiyor."
Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Tez, kendine ait İnternet sitesi hafifmuzik.org'da MÜ-YAP'ın bu haberiyle ilgili şöyle yazdı: "Bravo! Büyük başarı. Türkiye olarak gurur duyuyoruz."
Myspace dünyanın en büyük sosyal ve müzikal paylaşım sitelerinden biri. Çok sayıda sanatçı kendilerine ait myspace sayfasından hayranlarıyla iletişim kuruyor, yeni şarkılarını bu sayfalardan ücretsiz paylaşıyor.
Last FM ise İnternet üzerinden dinlenebilen bir radyo sitesi. Ancak burada üyeler kendi arşivlerinden kişisel radyolar oluşturuyorlar. Diğer kullanıcılar bunları dinleyebiliyor. Belli bir adedi aştığınızda ücret ödüyorsunuz. Ancak bazı plak şirketleri ya da sanatçılar eserlerini bu site üzerinden dinleyicilerle paylaşıyorlar.
Akıllı TV, Türkiye'nin interaktif video paylaşım sitelerinden biri. Aynı isimli bir TV kanalı da var.
youtube.com küresel video paylaşım sitesine erişim, "Atatürk aleyhindeki içerik barındırdığı" gerekçesiyle 16 aydır sağlanamıyor. youtube.com'un erişime engellenmesinin ardından blogspot.com, dailymotion.com gibi çok sayıda siteye de erişimler mahkemeler tarafından engellendi. geocities.com hâlâ kapalı.(BÇ)

bianet http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/117163-last-fm-ve-myspace-de-erisime-kapatildi

9 Eylül 2009 Çarşamba

barınma

arkadaşlar bu gün barınma sadece üniversite okuyan arkadaşların değil bütün gençliğin sorunu mesela kaçımızın kendine ait bir odası var kendimizi geçelim kaç arkadaşımızın böyle bir imkanı var bu evli çiftler bile kendi aileleri ile yaşadıkları aman evli olmalarına karşın çok sınırlı bir alanda kalıyor bu gün sosyal devlet adı altında insanları sümüren bir devlet kişiye özgür alan yaratmadığı zaman insanların yasa dışı eylemler yapması içinden geleni özgürce söyliyebileceği rahatça kitap okuyabileceği bir alanı olmadığı zaman sabit fikirlere takılıp kalır ve bu devletin aslında yıllardır gençler üzerinde sürdürdüğü politikanın bir parçasıdır gençler düşünmesin gençler okumasın gençler fikir beyan etmesin işte bu kadar basit

30 Ağustos 2009 Pazar

SORUN ÇOKSA EYLEM KAÇINILMAZ OLUR

Aktif, dinamik, eylemsel gücü olan GEG!

"Neyi görmeli, Ne yapmalı ve Nasıl yapmalı" sorusu bizim için ne kadar önemli!
Hepimiz TOG´un misyonunu ve vizyonunu benimsemiş ve bu yolda gençlerin katılımını sağlama amacına öncülük ediyoruz. Faal olacağımız alan parçalı alan değil. Herkes farklı herkes eşit sloganı düşünce alanımız için gençlik sorunları için eylemler için mücadelemiz için çok önemli. Uğraşlarımız faaliyetlerimiz eylemlerimiz sesimiz tüm gençlik için meşakkatli bir yoldan geçecektir. Aceleciliğe maceracı bir hatta sürüklenmeden kararlarımızdan duruşumuzdan programlarımızdan taviz vermeden, birlikteliğimizden güç alarak koşulları değiştirmeye cüret etmeli ve sürekli hareket alanını genişletmeliyiz.
Bu yüzden minibüsümüz bulduğu sorunların üzerine somut araçlarla tüm gençliği düşünerek gitmeli ve yoluna devam etmeli.
Gençlik sorunları için gençlerin katılımı için Araştırmaların, raporların, eylemlerin, haberlerin her türlü verinin bizim için önemli olduğunu düşünerek ekte Birleşmiş Milletler Kalkınma Programında Türkiye 2008 İnsani Geliştirme Raporu vardır
Raporda Türkiye´de gençlik üzerine yazılar vardır ayrıca raporun 5. bölümü gençlerin katılımı üzerinedir. Faydalı olacağını düşünerek sizinle paylaşmak istedim.

http://www.undp.org.tr/publicationsDocuments/NHDR_Tr.pdf

29 Ağustos 2009 Cumartesi

SORUNA MUHATTAP OLMA ZAMANI DEĞİL Mİ!?

GENÇLERİN BARINMA HAKKI

Başvuran İki Üniversiteliden Biri Yurtlara Giremiyor

Üniversiteli gençlerin yüzde 45'i YURTKUR yurtlarına giremiyor. Bilgi Üniversitesi'nden Kurtaran "Yurt ve yatak sayısı artmalı. Bir odada iki kişiden fazlası insanlık dışı" diyor.

Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi'nden Yörük Kurtaran, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na (YURTKUR) başvuran 100 üniversiteli gençten 45'inin, yani her iki kişiden birinin yurda giremediğini söylüyor. Yurtta kalabilenlerse, en az dört yıl boyunca, kişi başı ortalama 13,5 metrekarede yaşamak zorunda kalıyor.

Bir odada en az altı kişi

Birim'in 10 ilde 425 üniversiteli gençle yürüttüğü çalışmaya göre, özel ve devlet yurtlarında kalan gençlerin yüzde 41'i, bir odada 6 ve daha fazla kişi kalmak zorunda. Kurtaran "En az dört yıl boyunca bir odada iki kişiden fazla kalmak insanlık dışı" diyor.

YURTKUR'un kendi rakamlarına göre, 78 il, 89 ilçede toplam 233 yurt, 211.703 yatak kapasitesi var. 2008-2009 öğretim yılında 85 bin 579 öğrenci yurtlara yerleştirilmiş durumda. Türkiye'deki üniversite öğrencisi sayısıysa 1 milyonun üzerinde.

Devlet yurdu ücretsiz değil

Öğrenciler yurtlara bu yıl, ayda en az 84 TL ödemek zorunda. YURTKUR'un özel nitelikli diye tanımladığı yurtları aylık ücretiyse 96-165 TL arasında değişiyor.

"Yurtların nasıl değişeceğini ancak gençler anlatabilir"

Barınma aslında uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmış bir sosyal hak. Yani herkese sunulması gerekiyor. Ama durum böyle değil.
Kurtaran'a göre, yurtların sayısı ve yatak kapasitesi artmalı, ama iş bununla bitmiyor. "Yurt bir yaşam alanıdır; sadece bina değildir" diyor Kurtaran. Bu yaşam alanının nasıl iyileştirileceğini, sorunların ne olduğunuysa, en iyi, sorunları yaşayan gençler biliyor. Kurtaran "Üretilecek herhangi bir politikada, oluşturulacak çözümde mutlaka gençler konuşmalı" diyor.

Koridordan uzatma kablosuyla saç kurutma

Yurtta altyapı ciddi sorunlardan biri. Araştırmada konuşan genç kadınlar, odalarında elektrik prizi bulunmadığı için, saç kurutma makinelerini koridorda, metrelerce uzaktaki prize, uzatma kablosuyla "kaçak" olarak bağlamak zorunda kaldıklarını anlatıyor, örneğin.
Kurtaran bir başka örneği İnternet erişimiyle ilgili veriyor: "Bugün 18 yaşında olmakla, 20 yıl öncesi arasında ciddi fark var. İnternet gençlerin günlük yaşamının vazgeçilmezi. Yurtlarda ücretsiz İnternet erişimi sağlanmalı" diyor.
Bir başka örnek, yemekler: Gençlerin yüzde 65'i yurtlarda çıkan yemekten memnun değil. Odalarda veya yurttaki başka ortak mekanlarda yemek pişiremedikleri, dışardan yemek de pahalı olduğu için beğenmedikleri yemekleri yemeye mecburlar.

Okula yakın olmalı

Araştırmaya katılan gençlerin çoğu, yurtların ve kaldıklar evlerin okula yakın olmasını istiyor. "Çünkü zamanlarını yolda geçirmek istemiyor, yola para harcamak istemiyorlar" diyor Kurtaran. Dolayısıyla yurtlarla ilgili herhangi bir plan, bu faktörü gözetmek durumunda.

100 gençten 82'si "devlet müdahale etsin" diyor

Kurtaran, araştırmanın en çarpıcı rakamlarından birininse gençlerin çözüm talebi olduğunu söylüyor: "Gençlerin yüzde 82'si, 'devlet veya belediye bu konuda bir şey yapsın, müdahale etsin' diyor. Yani, sosyal devlet istiyorlar." (TK)GENÇLERİN BARINMA HAKKI
Başvuran İki Üniversiteliden Biri Yurtlara Giremiyor
Üniversiteli gençlerin yüzde 45'i YURTKUR yurtlarına giremiyor. Bilgi Üniversitesi'nden Kurtaran "Yurt ve yatak sayısı artmalı. Bir odada iki kişiden fazlası insanlık dışı" diyor.

http://bianet.org/bianet/insan-haklari/114618-basvuran-iki-universiteliden-biri-yurtlara-giremiyor

27 Ağustos 2009 Perşembe

YARATICI DÜŞÜNCE TEKNİKLERİ2


Gelişmiş beyin fırtınası yöntemlerine ihtiyaç duyulduğunda bazı yaratıcı düşünce araçlarından yararlanılabilir.Bunlar Nelerdir ?Bunların hepsi yeni canlandırmalar ve düşünme yolları sağlar.Bireysel veya grup olarak beyin fırtınası yaptığınızda yeni fikirlerin ortaya çıkmasını kolaylaştırır ve bir yere takılıp kalmazsınız.- Rastgele kelimeler - Rastgele Resimler- Yanlış Kurallar- Rastgele web siteleri - Araştırma ve Yeniden uygulama- İtirazlar- Gözden kaçanlar- Karşılaştırmalar- Takıntılar- Eş anlamlılarNasıl Kullanılır ?Bu araçların sizin için çalıştığını ispatlayın Kullanarak tecrübe kazanınİşinize en çok yarayanları seçinGrup içinde etki yaratan soruları veya cevapları kullanabilirsiniz.Bir fikre sürekli takılıp kalırsanız YDT ‘ yi kullanarak çalışmaya yeniden başlayın.Kaynak : brain storming ,

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Bir festival haberi

Sivil Toplum Gelistirme Merkezi (STGM)’nin, Turkiye’nin bircok yerindeki sivil toplum orgutlerinin katilimiyla duzenleyecegi “Sivil Sesler” Festivali, 25-27 Eylul’de Istanbul Macka’da Kucukciftlik Park’ta gerceklesecek. Festivalde, tanitim stantlari kurulacak, cesitli oturumlar, konserler, kultur-sanat etkinlikleri, atolye calismalari, soylesiler, kisa film/belgesel gosterimleri ve benzeri bircok etkinlik duzenlenecek.

“Civil Voices” Festival, organized by Civil Society
Development Center (STGM) with the participation of various civil society organizations from Turkey, will be realized from 25th to 27th of September at Küçükçiftlik Park, in Maçka, İstanbul. The festival, whose theme will be “Civilizing and Change”, will host various meetings, stands, cultural and artistic activities, workshops, colloquys, short film and documentary screenings and several other events.
www.sivilsesler.org...
www.stgm.org.tr...

İŞSİZLİĞE, KALİTESİZ EĞİTİME YATIRIM

Eyleme hazır, dinamik, aktif, araştıran, kendine güvenen, özveride bulunan, tecrübeye inanan, geleceğine kendi sesini katmak isteyen, gençlerin katılımını ve sorunlarını artık iyice sorun eden sorunlara çözüm ve ses bulma konusunda iyice çaba sarfedecek GEG!
Her ile üniversite açıp o ilin gelişeceğine inanan ve bunun üzerinde politikalar üreten devlet ne yazik ki! kalitesizlikten ödün verdi. Gene bölgesel dengesizliğn ekonomik sorunların içine düştü.

Haberimize bir bakalım!

Tabela Üniversiteleri Zorda!

Gerekli kriterler yerine getirilmeden kurulduğu için yoğun eleştiriler alan ve "tabela üniversite" olarak nitelendirilen üniversiteler, yaşanan akademik kadrolardaki açık yüzünden zor durumda. Türkiye genelinde tüm illerde üniversite ya da üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokullar açılmasına rağmen, fiziki mekân ve akademik kadro yetersizliği, öğrencileri başka adreslere yönlendiriyor.

AMA BİZ BURAYI KAZANMADIK!

Bu yıl Hakkâri Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi"ni kazanan tüm öğrenciler, Çukurova Üniversitesi"nde (ÇÜ) öğrenim görecek. ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu, Newsweek dergisine yaptığı değerlendirmede, üniversitesinin durumunu anlattı. Akınoğlu, ÇÜ” nün 12 fakültesi, 4 yüksekokulu, 8 meslek yüksekokulu, 1 devlet konservatuarı, 3 enstitüsü ve 23 araştırma ve uygulama merkezi olduğunu ifade etti.

MİSAFİR PERVER!

Akınoğlu, “Üniversitemiz, bu çabalarının yanı sıra başka üniversitelerin öğrencilerine de kucak açıyor. Gerek fiziki mekân, gerekse akademik kadro yetersizliği bulunan üniversitelerimize bu ihtiyaçlarını gidermede büyük katkı sağlıyoruz. Sütçü İmam Tıp Fakültesi öğrencileri, yaklaşık 10 yıldır olduğu gibi bu yıl da ilk 3 yıllık eğitimlerini üniversitemizde alacaklar. Hakkâri Eğitim Fakültesi"ni kazanan 125 öğrencinin tamamı da ÇÜ"de öğrenim görecek. Selçuk Hukuk Fakültesi"ne biz geçen yıl 20 öğrencimizi vermiştik. Bu yıl ise bu üniversitenin tüm hukuk fakültesi öğrencilerini ÇÜ"de konuk edeceğiz” dedi.

28"İ BİR İSTANBUL ETMİYOR!

Hükümet, "her ile bir üniversite" sloganı ile hareket ederken, kurulan 17 üniversite ve bu yıl bütçeye yeni giren 9 üniversitenin toplam bütçesi, İstanbul Üniversitesi"nin bütçesine yetişemedi. 2009 mali yılı genel bütçe ödenekleri belirlenirken, 2007"de ve 2008"de kurulan 28 üniversiteye toplam 406 milyon 450 bin TL bütçe ayrıldı. 2009 mali yılı genel bütçe ödeneklerine göre İstanbul Üniversitesi bütçeden 486 milyon TL pay aldı.
Geçen yıl ve bu yıl kurulan üniversiteler, 2009 yılı bütçesinin yanı sıra 2010 ve 2011 tahmini bütçelerde de "tabela bütçesi" ile yetinecek. Toplam 28 üniversitenin 2009 yılındaki bütçesi 406 milyon TL olurken, 2010 yılı tahmini bütçesinde bu üniversitelere 507 milyon TL, 2011 yılı tahmini bütçesinde ise 652 milyon TL ayrılması öngörüldü.

20 YILDA ANCA KAMPÜS OLURLAR

Son iki yılda kurulan 41 üniversitenin altyapı yatırımları için 10 milyar dolar ve 30 bin de öğretim üyesi eksiği, üniversitelerin "tabeladan ibaret" olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, gerekli ödeneğin ayrılmaması ve öğretim elamanı sıkıntısının giderilmemesi durumunda üniversitelerin ancak 20 yıl sonra kampus haline gelebileceğini söylüyor.

Gençlik nedir? ''CEVAPLIYORUM''


Goethe "Gençler bilse, erişkinler yapabilse" der. Bütün sorun yaşı küçük gençlerle, yaşı büyük gençleri bir araya getirmek ve işbirliği içinde sinerji yaratmalarını sağlamak. İşin sırrı burada galiba… İşte Atatürk, gençlerin devrimci potansiyeli ve idealist tutumlarını sezip ve onlara güvenerek yarınları gençlere emanet etmiştir.


Geçlik bir his, duygu, düşünce durumudur./ Gençlik, aktif, dinamik algılayıştır./ Gençlik, açlık, saflık, netlikleriyle dürüstlük aynalarıdır./ Gençlik, giydirilmiş adetlerin, bindirilmiş törelerin, uydurulmuş hikâyelerin kabul görmediği yerdir. Gençlik, bastırılmaması geren bir olgudur./ Gençlik, kendini tanımanın ve gerçekleştirmenin heyecanlı yarışıdır./ Gençlik, bir yaşam biçimidir.

Gençlerin şikâyetleri vardır. Anlaşılmamaktan şikâyetçiler./ İhtiyaçlarının karşılaşmamasından şikâyetçiler./ Güvenilmemekten, aciz görülmekten, kabullenilmemekten şikâyetçiler./ Özgürlüklerinin kısıtlanmasından, sorumluluk verilirken yaşatılan kargaşadan şikâyetçiler.
GEG gelin bu sorunları beraber çözümleyelim.

Gençlerin en büyük sorunu işsizlik ''ANKET''


Türk-İş Gençlik Komitesi'nin anket yöntemini kullanarak yaptığı araştırmada 33 yaş ve altındaki 2 bin 429 genç işçiye ulaşıldı.


Araştırmaya katılan genç işçilerden yüzde 76,7'si kamuda, yüzde 23,3'ü özel sektörde çalıştığını belirtilidi. Araştırma, genç işçilerin sendika yönetiminde oldukça düşük düzeyde temsil edildiğini ortaya koydu.Sendikalarda aktif görevi olduğunu ifade edenlerin sayısı 128'de kaldı. Genç işçilerin sendikalarına hangi sıklıkla gittikleri sorusuna, sendikaya "ara sıra gittiğini" söyleyenlerin oranı yüzde 43,6'yı, "hiç gitmediğini" söyleyenlerin oranı ise yüzde 29,5'i buldu. Sendikaların gençlere yönelik yeterli faaliyet yürüttüğünü düşünenlerin oranı yüzde 6,6'da kalırken, genç işçilerin yüzde 43,2'si bu konuda bilgisi olmadığını ifade etti.


İşsizlik sorununu yüzde 16 ile eğitim, yüzde 11,7 ile örgütlenme ve dayanışma, yüzde 10 ile yoksulluk yüzde 9,8 ile sosyal güvenlik ve sağlık izledi.Yapılan araştırmada genç işçilerin 3'te 1'i, önlerindeki en büyük sorunun işsizlik olduğunu belirtiyor

İletişim Kanalları

Merhaba Arkadaşlar,
E-Posta grubumuzu kurduk. Hızlı bir şekilde hepinizin dahil olması çok önemli. Sen yoksan, biz eksiğiz.
E-Posta grubunu daha sağlıklı kullanabilmeniz için, hepinize gmail hesabı açmanızı öneriyorum. Çünkü google üzerinden bir çok hizmet almayı planladık.

İşte e-posta adresimize dahil olabileceğiniz sayfa: http://groups.google.com/group/e-geg

GENÇLİK EYLEM GRUBU (ekipler)

Merhaba gençler,



Gençlik Eylem Grubu'nun ne olduğundan, ne yapmak istediğinden, neler yapabileceğinden bahsettik biraz...



O zaman biraz teknik bilgi vermenin sırası gelmiştir. Yani aktivistler gençlik sorunları üzerine eylemler kampanyalar yapacaklar ama nasıl?? Önce görev tanımı ee sonra da paylaşımı dedik ve ekiplerimizi belirledik. Ekiplerimiz ve genç aktivistlerimizin listesi hemen aşağıdadır:



Gündem Ekibi



Süleyman Selçuk TANGÜL

Ergün ZENGİN

Sevgi ...

Rengin ERGÜL



Stratejik Gönüllü Planlama Ekibi



Fulya SARICA

Bulut ÖNCÜ

Seda IŞIKAL

Onur CANITEZ

Can ...

Mehmet Akif GÜNEŞ

Serkan DÜNDAR

Türker SÜTÇÜ



İletişim Ekibi



Barış KORU

Hakan ÜNAL

Zeynep ÇELİK

Ahmet ASLAN

Hücrem ...

Özgür ÜZDEN



Eğitim Ekibi



Necmettin YÖRDEM

İbrahim ÖKTEN

Yılmaz AKKAYA

Süleyman Selçuk TANGÜL



Kaynak Ekibi



Aylin KIZIL

Can ...

Mehmet Zana ESENGÜL



Bu yolda bize eşlik etmeniz dileğiyle, gençlik eylem grubu adına sevgiler...

GEG İlk Adım - Nedir?

Gençlik, eylem, dinamizm, aktivizm, lobicilik.
Bu kelimeler etrafında toplanan 20 genç yeni bir oluşumun altına imza atıyorlar. Bu güne kadar tartıştıkları, çözümler ürettikleri sorunları karar mercilerine iletmek için bir araya geliyorlar ve bütüncül bir yaklaşım ile lobicilik faaliyetleri yürütmeye hazırlanıyorlar.

Yapılarını, yol haritalarını ve işleyişlerini belirleyerek, kendilerine bir de isim koyuyorlar. GEG diyorlar kısaca kendilerine, yani "Gençlik Eylem Grubu".

Amaçları TOG içerisinde eksikliğini gördükleri aktivist yaklaşımları gençlik sorunları alanında kullanmayı, kampanyalar, eylemler gerçekleştirmeyi hedefliyorlar. Hem de tüm Türkiyede, üniversitelerde, meydanlarda, hatta sokaklarda.

Farklı bir heyecan ile farklı bir oluşumun ilk adımları atıldı. Bu adımlar için ise yavaş ama emin adımlar ile gerekli ihtiyaçlar gideriliyor.

GEG Hakkında detaylı bilgiyi yine bu sayfalarda bulacaksınız. Daha örgütlü ve iletişim kanalları yapılandırılmış şekilde, kısa süre sonra, daha detaylı bilgilendirmeyi yapacağız.

Değil mi GEG ekibi:)

Atölyemizde ki 2. Günümüzz..

Bugün çok güzel bir güne daha uyandık..Kahvaltıyla kendimize geldiğimiz günde, hafiften bir gizem ve sessizlikte çalışma salonumuza geçtik. Bu büyük sessizlikle birlikte duvarda üzerinde isimlerimizin yazdığı zarflarla karşılaştık, üzerinde ise kısaca ''Oku ve Harekete Geç!'' yazıyordu. Hemen açıp baktığımızda, bize hazırlanmış bir rota ile çeşitli şifrelerden oluşmuş bir görev vardı, hemen yola koyulduk tabii ki...Tüm şifreleri toplayarak yaptığımız görevler sonucunda ise gerçekten çok güzel bir çalışma ortaya çıkmıştı.Röportajlar, heykel çalışmaları..vs.
Sonrasında ise ‘’hayat gerçekten zor’’ ile devam ettik. Gençliğin problemlerini tekrar görerek bunlara çözümler üretmeye çalıştık.
Daha sonrasında alet edavat bölümümüz de ‘’orijinal hareketler bunlar’’ diyerekten STK lardan yaratıcı video ve afiş örneklerini inceledik..
Durma diyerek de tüm gece tespit ettiğimiz sorunlar üzerine somut adımlar atmak üzerine çalıştık.

25 Ağustos 2009 Salı

Gençler Sorunlarına Çözüm Arıyor ! "Eğitim"

Herkese merhaba;

Bu yazımızda, gençlerin katılımı atölyesinde eğitim sorunlarımız hakkında yaptığımız tartışmaları ve çözüm önerilerini bulacaksınız.

- Eğitim Sorunu

-Üniversitelerde, Türkiye'de yaşayan farklı etnik kökenlerin dil ve kültürlerini araştıran bölümlerin açılması ve araştırmaların yapılması

- (1)İlköğretim,lise ve üniversiteler arasında seçilecek pilot okullarda çalışan öğretmenlerin devlet tarafından non-formal eğitim modeli konusunda eğitilmeleri ve bilgilendirilmeleri

(2)Belirlenen pilot okullarda non-formal modelin kısmen uygulanmaya başlanması

(3)Bu modelin daha sonra tüm okullara yaygınlaştırılması

- (1) Devlet-STK işbirliğiyle, kırsal alanlarda o bölgenin özellikleri de gözönünde bulundurularak üretim atölyelerinin açılması ve uzun vadeli kredilerin sağlanması

(2)Okul çağındaki çocuklarını okutan ailelere kredi konusunda öncelik ve kolaylık sağlanması

- Belediyelerin burs verebilmesi için bir kanunun hazırlanması

- (1)Liselerde ve ilköğretim okullarının müfredatlarına pratik yurttaşlık derslerinin konulması

(2)Öğretmenlerin eğitimi

(3) Pilot okul uygulaması

(4)Yaygınlaştırma

- (1)Burs vermek isteyen şirket,dernek ve vakıfların burs fonlarının ortak bir fonda toplanması

(2)Devlet-STK ortak çalışmasıyla burs komisyonunun oluşturulması

(3)Bursların öğrencilere bu komisyon tarafından sağlanması

(TARIŞMALI)

Katkılarınızı bekliyoruz...

(Aylin-Bulut-Serkan)

Not: Bu çalışmamızın GEG Gündem Ekibi için faydalı olacağına inanıyoruz...